UA-109322840-1
$ DOLAR → Alış: 13,40 / Satış: 13,45
€ EURO → Alış: 15,17 / Satış: 15,23

HDP’li Dede: İrfan Fidan yargılamaya katılamaz, çözüm süreci yargılanamaz

HDP’li Dede: İrfan Fidan yargılamaya katılamaz, çözüm süreci yargılanamaz
  • 06.11.2021
  • 52 kez okundu

HDP’nin kapatılması için açılan davada ön savunma dilekçesi AYM Başkanlığı’na sunuldu. HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, “Davanın açılmasının meşru bir amacı yoktur” dedi.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, PM Üyesi Doğan Erbaş, Hukuk Komisyonu üyeleri Maviş Aydın ve Evin Kılıç, Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki HDP hakkında açılan kapatma davası için verilen ön savunmaya ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Ekler hariç 173 sayfalık ön savunmayı değerlendiren Dede şunları söyledi:

HİÇBİR UYARI YAPILMADAN BU DAVANIN AÇILMIŞ OLMASI ÖNEMLİ İHLALLERDEN BİRİDİR: Ön savunmamızda bu davanın yargıdaki yeri ve demokrasiye etkileri üzerinde durduk. AYM’nin kapatma davasını incelemeden önce öncelikle ele alması gereken hususlar olduğunu değerlendirdik ve savunmamızda da bunlara yer verdik. Örneğin Siyasi Partiler Yasasının 102. maddesinde eşbaşkanlar ve merkez organları dışındaki kişilerin siyasi partinin odak haline geldiği düşünülen eylemleri varsa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi partiye uyarı yapması gerektiği söylenir. Ancak hiçbir uyarı yapmamış olması, bu davanın açılmamış olması gerektiğinin göstergesidir.

451 ARKADAŞIMIZIN EYLEMLERİ SUÇLAMA KONUSU YAPILIYOR: 451 arkadaşımız hakkında siyasi yasak isteniyor, söylem ve eylemleri parti kapatma delili olarak gösterilmiş; 69 kişiye ise siyasi yasak istenmese de parti bunlardan sorumlu tutuluyor. Siyasi Partiler Yasasının 102. maddesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı eğer böyle bir husus tespit etmişse ilgili siyasi partiyi uyarmasının gerektiğini emredici bir hüküm olarak ortaya koymuş. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının böyle bir bildirimi bugüne kadar partimize olmadı. Kısıtlı sayıda arkadaşımız için yapılan bildirimlerde de partimiz tarafından gereği yapıldı.

IRKÇILIK YAPAN PARTİLER ELBETTE YARGISAL DENETİME TABİİ TUTULMALI: Siyasi partilerin hangi koşullarda kapatılacağı Anayasa’da düzenlenmiştir. Diğer taraftan Siyasi Partiler Yasasında da düzenlemeler mevcut. Ancak 80 ve 81’inci maddeler Anayasaya aykırıdır. AYM’nin önce bu maddelerin Anayasaya uygunluğunu denetlemesi gerekir. 82’inci madde sorunlu bir maddedir, birçok siyasi partinin kapatılmasında dayanak olarak gösterilmiştir. 82’inci maddede ırkçılık düzenleniyor. Bizce de ırkçılık yapan bir partinin faaliyetlerinin yargısal denetime tabi tutulması gerekir. Ancak AYM’nin bunu evrensel ölçülere göre yorumlaması ve netlik kazandırması gerekir. Hem AYM hem de AİHM’in TCK’nın bir kısım maddelerine ilişkin öngörülemez ve yasa maddesi nitelikleri taşımadığı kararları mevcuttur. Uluslararası kurumların bu yasaların iptal edilmesi gerektiği yönünde birçok raporu yayımlanmıştır. AİHM Demirtaş/Türkiye davasında verdiği kararda buna dikkat çekilmiştir; örgüt üyeliği maddesinin öngörülemez olduğu ve ihmallere yol açacağı dolayısıyla bu maddenin kaldırılması gerektiği kararı verilmiştir.

TMK’NIN SUİSTİMALLERE YOL AÇTIĞINA İLİŞKİN AYM’NİN KENDİ KARARLARI VAR: AYM tarafından TCK’nın 220/6’ıncı maddesinin öngörülemez ve uygulanmaması gerektiği kararı verilmiştir. TMK’ya ilişkin de hem AYM ve hem de AİHM’in binlerce ihlal kararı var. Uygulamada TMK’nın nasıl suistimal edildiği yargı makamları tarafından defaatle ortaya konulmuşken ve ulusal ve uluslararası kurumların raporları varken TMK’nın uygulamada sorunlara ve kişiler açısından hak mahrumiyetlerine sebep olduğu tespit edilmiş bir gerçektir.

ÖNCE ARKADAŞLARIMIZIN YARGILANDIĞI MADDELERLE İLGİLİ KARAR VERİLMELİ: AYM, 451 arkadaşlarımızla ilgili yürütülen soruşturmaların tamamının bu maddelerle ilgili olduğunu göz önünde bulundurarak bu maddelerin Anayasaya uygun olup olmadığı ve evrensel hukuk ölçülerinde yasa tanımını taşıyıp taşımadığı hususunu ön mesele olarak ele almalıdır. Buna karar verdikten sonra iddianameye ilişkin bir karar vermesi gerekir.

İRFAN FİDAN YASAYA VE ANAYASAYA GÖRE BU DAVAYA KATILAMAZ: İrfan Fidan en son AYM Üyesi olan kişidir. Öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı vekili iken onun sorumluluğu olan pek çok savunma iddianameye konulup kapatılmaya gerekçe gösterilmiştir. Yasada düzenlenen hakimin reddi sebeplerinden biri şudur: Eğer biri hakim soruşturma sırasında soruşturma yürütmüşse sonrasında yapılan yargılamaya katılamaz. Bu emredici bir hükümdür, hakimin yasaklılık sebeplerinden biridir. İrfan Fidan’ın bu davaya katılabilmesi yasal olarak mümkün değildir. AYM’nin bu konuda öncelikli olarak karar vermesi gerekir.

BİREYSEL BAŞVURULAR KARARA BAĞLANMADAN KAPATMA DAVASINI SONUÇLANDIRILAMAZ: Bugüne kadar siyasi parti kapatma davalarında bireysel başvuru mevcut değildi. İlk kez AYM bireysel başvuruları almaya başladıktan sonra bir siyasi parti kapatma davası açıldı. Bu durum ciddi bir handikapa yol açıyor. AYM bu hususu da öncelikle göz önünde bulundurmalı. İddianamede belirtilen 451 arkadaşımız açısından iddiaların tamamı devam eden yargılamaya ilişkin, bir kısmı AYM önünde. AYM’nin vereceği olası kapatma ve siyasi yasak kararıyla, devam eden yargılamalar itibariyle AYM önüne gelecek bireysel başvurulara dair önceden karar verilmiş olacak. Bu hukuki olarak ihsas-ı rey demektir. Soruşturmalar milletvekilleri açısından üstelik henüz fezleke durumundadır.

İDDİALARA TEK TEK CEVAP VERMEYİ İKİNCİ AŞAMAYA BIRAKTIK: 451 arkadaşımız hakkındaki soruşturmalar ve kovuşturmalar kapatma davasına delil olarak alınamaz. Aksi bir durum hem ihsas-ı rey hem de mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Bu hususlar AYM’nin esasa girmeden önce göz önünde bulundurup karar vermesi gereken konulardır. Bu aşamada iddianamedeki bütün iddialara cevap verme yoluna gitmedik. Soruşturmanın ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mütalaa verilecek ve esas hakkındaki savunmamızı vereceğiz. İddialara tek tek cevap vermeyi ikinci aşamaya bıraktık.

HDP, KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE ROL ÜSTLENMİŞTİR: HDP, Anayasal ve uluslararası sözleşmelerle verilen haklara sahip olmakla birlikte Türkiye demokrasisinde önemli bir yere sahiptir. Bunu da ayrıntılı olarak savunmamızda işledik.

ÇÖZÜM SÜRECİ FAALİYETLERİ YARGILANAMAZ, 6551 SAYILI YASA BUNA ENGELDİR: HDP’nin kapatılması yönünde savcının dayandığı en temel husus Kürt sorununda barışçıl yöntemlerle çözüm konusundaki çabaları yargılama konusu yapmaktır. Çözüm Süreci zamanında ve sonrasında HDP’nin çabaları asla yargılama konusu yapılmamalıdır. Bu konuda çıkarılan 6551 sayılı yasa buna engeldir. Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan barış hakkı asla yargılama konusu yapılamaz. HDP’nin bu konudaki eylem ve söylemlerinin suç olarak nitelenmesini parti olarak asla kabul etmiyoruz. Evrensel standart ve mevzuatlar da buna izin vermiyor. Siyasi partiler hakkında kapatma davası açılması meşru bir amaca dayanmalıdır.

DAVANIN AÇILMASININ MEŞRU BİR AMACI YOKTUR: Bu davanın açılmasının meşru bir amacı yoktur, siyasi iktidar ve ortaklarının ömrünün uzatması için kurdukları baskı neticesinde hazırlanmıştır. Birinci iddianame adeta MHP kongresine bir armağan olarak sunulmuş, ikincisi ise 7 Haziran’da HDP’nin siyasi iktidarın iktidarı kaybetmesine sebep olduğu tarihe denk getirilmiştir.

AYM, AİHM KARARLARI VE İÇTİHATLARINI DİKKATE ALMALIDIR: İade gerekçelerinin ikinci iddianamede de karşılanmadığını tespit ettik. İade gerekçeleri davanın derhal reddi gerekçelerini oluşturmaktadır. Bunu da AYM’nin dikkatine sunduk. AYM kapatma davasını incelerken şimdiye kadar her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde AİHM kararlarını göz önünde bulundurmamış, AİHM içtihatlarını esas almamışsa da bunları bundan sonra dikkate alacağına olan inancımızı koruyoruz.

YARGILAMA SAVCININ MÜTALAASI BEKLENMEDEN DURDURULMALIDIR: Demokratik Toplum Partisine ilişkin AİHM’in verdiği kararı da AYM’nin dikkatine sunuyoruz. Türkiye demokrasisi açısından bir şansımız olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz. AYM’nin hiçbir üyesi şu anda bir kapatma davasına imza atmış değil. Örgütlenme özgürlüğü ve birçok hakkın ihlali niteliğinde olan bu kapatma davasında AYM’nin, Avrupa hukuk sistemi ile hukuk sistemimizin içtihat birliğine yol açacak ve demokrasinin önüne açacak yeni bir yol açacağına inanıyoruz. Ki bu yol AKP’ye ilişkin açılan davada başlamıştı, orada bir ret kararı verilmişti. O günden bu yana da AYM herhangi bir kapatma kararı vermedi. HDP açısından da kapatma kararının verilmeyeceğini düşünüyoruz. HDP’ye ilişkin yürütülmekte olan yargılama, savcının mütalaası beklenmeden savunmada belirttiğimiz hususlar göz önünde bulundurularak durdurulmalıdır. AYM’nin bu yönde bir karar vereceğine ilişkin inancımızı koruyoruz. (DUVAR)

 

 

Etiketler: /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ